Kategorilerim
01 11 2013

Yaralıyım ve ötekiler

Yaralıyım ve ötekiler |  görsel 1
Yaralıyım ve ötekiler |  görsel 2

Yaralıyım     Dilimde titreyen türkü Vay le le can Rüzgârı portakal bahçelerine sürüklüyor Yol uzun ay aydınlık Vay le le can Söğütleri geçip geliyorum kapınıza    Dudağımın ucunda kuru ayaz Yüreğimde gümüş hançer Aşk kırgınıyım -  yaralıyım Görüyor bunu kırmızı rüzgâr   Sevgilim can burcum Bu çatal yürek senin için çarpıyor     Öyledir işte     Öyledir benim sevdam Bir kuş uçuşu uzaklıkta değil Yanı başındadır her zaman Burkulur kalır bir ağaç gibi Dalları uzar yeryüzüne Yaprakları dosttur gün ışığına   Öyledir kızaran ekmeklerin utancı Şaşkınlığa benzer uzaktan Erik çalarken komşu bahçeden İşkillenirim, gördüler mi acaba   Öyledir benim sevdam Akarsu duruluğundadır Bir mekik gibi işler de Benzemez her sevdaya     Ekimdeyiz     Yavaş yavaş ısınıyor taş Yavaş yavaş uyanıyor su Yavaş yavaş buğulanıyor ağaç Yavaş yavaş sap taşıyor karınca Yitirmiş yönünü bu yüzden   Eylülü geçtik ekimdeyiz Yavaş yavaş soğuyor havalar Erken çıkıyorum yürüyüşe Yavaş yavaş geriniyor sahil yolu Güneşin şamdanıyla ışıyor deniz   Olanca gücünü gösteriyor sonbahar Ne olup bittiğini anlıyorum Bakmıyor gibi bakıyor bir çiçek Yavaş yavaş geçiyorum yanından Gök kuşlarını arıyor Bir yay gibi gerilen ağaçlarda     Kanıt     Ağız ölür düşler biter Daralır yüreği ölünü... Devamı

01 11 2013

Yaralıyım ve ötekiler

Yaralıyım ve ötekiler |  görsel 1

Yaralıyım     Dilimde titreyen türkü Vay le le can Rüzgârı portakal bahçelerine sürüklüyor Yol uzun ay aydınlık Vay le le can Söğütleri geçip geliyorum kapınıza    Dudağımın ucunda kuru ayaz Yüreğimde gümüş hançer Aşk kırgınıyım -  yaralıyım Görüyor bunu kırmızı rüzgâr   Sevgilim can burcum Bu çatal yürek senin için çarpıyor     Öyledir işte     Öyledir benim sevdam Bir kuş uçuşu uzaklıkta değil Yanı başındadır her zaman Burkulur kalır bir ağaç gibi Dalları uzar yeryüzüne Yaprakları dosttur gün ışığına   Öyledir kızaran ekmeklerin utancı Şaşkınlığa benzer uzaktan Erik çalarken komşu bahçeden İşkillenirim, gördüler mi acaba   Öyledir benim sevdam Akarsu duruluğundadır Bir mekik gibi işler de Benzemez her sevdaya     Ekimdeyiz     Yavaş yavaş ısınıyor taş Yavaş yavaş uyanıyor su Yavaş yavaş buğulanıyor ağaç Yavaş yavaş sap taşıyor karınca Yitirmiş yönünü bu yüzden   Eylülü geçtik ekimdeyiz Yavaş yavaş soğuyor havalar Erken çıkıyorum yürüyüşe Yavaş yavaş geriniyor sahil yolu Güneşin şamdanıyla ışıyor deniz   Olanca gücünü gösteriyor sonbahar Ne olup bittiğini anlıyorum Bakmıyor gibi bakıyor bir çiçek Yavaş yavaş geçiyorum yanından Gök kuşlarını arıyor Bir yay gibi gerilen ağaçlarda     Kanıt     Ağız ölür düşler biter Daralır yüreği ölünü... Devamı

01 11 2013

Yaralıyım ve ötekiler

Yaralıyım ve ötekiler |  görsel 1

Yaralıyım     Dilimde titreyen türkü Vay le le can Rüzgârı portakal bahçelerine sürüklüyor Yol uzun ay aydınlık Vay le le can Söğütleri geçip geliyorum kapınıza    Dudağımın ucunda kuru ayaz Yüreğimde gümüş hançer Aşk kırgınıyım -  yaralıyım Görüyor bunu kırmızı rüzgâr   Sevgilim can burcum Bu çatal yürek senin için çarpıyor     Öyledir işte     Öyledir benim sevdam Bir kuş uçuşu uzaklıkta değil Yanı başındadır her zaman Burkulur kalır bir ağaç gibi Dalları uzar yeryüzüne Yaprakları dosttur gün ışığına   Öyledir kızaran ekmeklerin utancı Şaşkınlığa benzer uzaktan Erik çalarken komşu bahçeden İşkillenirim, gördüler mi acaba   Öyledir benim sevdam Akarsu duruluğundadır Bir mekik gibi işler de Benzemez her sevdaya     Ekimdeyiz     Yavaş yavaş ısınıyor taş Yavaş yavaş uyanıyor su Yavaş yavaş buğulanıyor ağaç Yavaş yavaş sap taşıyor karınca Yitirmiş yönünü bu yüzden   Eylülü geçtik ekimdeyiz Yavaş yavaş soğuyor havalar Erken çıkıyorum yürüyüşe Yavaş yavaş geriniyor sahil yolu Güneşin şamdanıyla ışıyor deniz   Olanca gücünü gösteriyor sonbahar Ne olup bittiğini anlıyorum Bakmıyor gibi bakıyor bir çiçek Yavaş yavaş geçiyorum yanından Gök kuşlarını arıyor Bir yay gibi gerilen ağaçlarda     Kanıt     Ağız ölür düşler biter Daralır yüreği ölünü... Devamı

23 10 2013

Taze gün

Taze gün |  görsel 1

    Taze gün     Bir kuş, mavi bir geyik Çayırları uçurdu göz eriminden Gök salıncağına baktım Rüzgâr girdi gözbebeklerime   Dağdan bir ürperti olarak geldim Talan edilmiş köyleri Göç eden köylüleri gördüm Toz toprak içindeydi giysileri   Bir kuş, mavi bir geyik Toprağın yalın dostu buğday Ağır havayı değiştirdi Irmağa girdim     Hüzün atı     Bir yanıp bir söner yıldızlar Üstünde boş tarlaların Ak çakıl taşları parlar   Ben burada hüzün atıyım Yılkıya bırakılan Gözlerime iner koca ova   Ağacım ben yosunum artık Bir derenin kenarında Donmuş gözlerimin ışığı   Ölü bir atım ben Yağmur yağan üstüne Gül mevsiminde     Üç hece     Üç hece düştü şiirden Kör oldum, savruldum Ufacık bir yıldız oldum Değirmi göğe   Ah, nasıl da yorgunum Yönümü doğuya döndüm Düştü dilimden üç hece Kara kamuya yaban oldum     Yokuş yukarı     Taştır gördüğün düş İçinden koca bir ağaç geçen Dikilir bir mezarın başına Rüzgârı dinler gece gündüz   Uyurgezer bir çeşmedir Rastlarız dağ başında Akar akar akar Yüzyıllarca   Çiçekli bir patikadır Kaybolur kendi çevresinde Bir toz bulutu oluverir Yamaca tırmanan keçi sürüleri   Böğürtlen ve gelincik Kuytuda söyleşir     Bir d&uum... Devamı

23 10 2013

Taze gün

Taze gün |  görsel 1

    Taze gün     Bir kuş, mavi bir geyik Çayırları uçurdu göz eriminden Gök salıncağına baktım Rüzgâr girdi gözbebeklerime   Dağdan bir ürperti olarak geldim Talan edilmiş köyleri Göç eden köylüleri gördüm Toz toprak içindeydi giysileri   Bir kuş, mavi bir geyik Toprağın yalın dostu buğday Ağır havayı değiştirdi Irmağa girdim     Hüzün atı     Bir yanıp bir söner yıldızlar Üstünde boş tarlaların Ak çakıl taşları parlar   Ben burada hüzün atıyım Yılkıya bırakılan Gözlerime iner koca ova   Ağacım ben yosunum artık Bir derenin kenarında Donmuş gözlerimin ışığı   Ölü bir atım ben Yağmur yağan üstüne Gül mevsiminde     Üç hece     Üç hece düştü şiirden Kör oldum, savruldum Ufacık bir yıldız oldum Değirmi göğe   Ah, nasıl da yorgunum Yönümü doğuya döndüm Düştü dilimden üç hece Kara kamuya yaban oldum     Yokuş yukarı     Taştır gördüğün düş İçinden koca bir ağaç geçen Dikilir bir mezarın başına Rüzgârı dinler gece gündüz   Uyurgezer bir çeşmedir Rastlarız dağ başında Akar akar akar Yüzyıllarca   Çiçekli bir patikadır Kaybolur kendi çevresinde Bir toz bulutu oluverir Yamaca tırmanan keçi sürüleri   Böğürtlen ve gelincik Kuytuda söyleşir     Bir d&uum... Devamı

23 10 2013

Taze gün

Taze gün |  görsel 1

    Taze gün     Bir kuş, mavi bir geyik Çayırları uçurdu göz eriminden Gök salıncağına baktım Rüzgâr girdi gözbebeklerime   Dağdan bir ürperti olarak geldim Talan edilmiş köyleri Göç eden köylüleri gördüm Toz toprak içindeydi giysileri   Bir kuş, mavi bir geyik Toprağın yalın dostu buğday Ağır havayı değiştirdi Irmağa girdim     Hüzün atı     Bir yanıp bir söner yıldızlar Üstünde boş tarlaların Ak çakıl taşları parlar   Ben burada hüzün atıyım Yılkıya bırakılan Gözlerime iner koca ova   Ağacım ben yosunum artık Bir derenin kenarında Donmuş gözlerimin ışığı   Ölü bir atım ben Yağmur yağan üstüne Gül mevsiminde     Üç hece     Üç hece düştü şiirden Kör oldum, savruldum Ufacık bir yıldız oldum Değirmi göğe   Ah, nasıl da yorgunum Yönümü doğuya döndüm Düştü dilimden üç hece Kara kamuya yaban oldum     Yokuş yukarı     Taştır gördüğün düş İçinden koca bir ağaç geçen Dikilir bir mezarın başına Rüzgârı dinler gece gündüz   Uyurgezer bir çeşmedir Rastlarız dağ başında Akar akar akar Yüzyıllarca   Çiçekli bir patikadır Kaybolur kendi çevresinde Bir toz bulutu oluverir Yamaca tırmanan keçi sürüleri   Böğürtlen ve gelincik Kuytuda söyleşir     Bir d&uum... Devamı

23 10 2013

Taze gün

Taze gün |  görsel 1

    Taze gün     Bir kuş, mavi bir geyik Çayırları uçurdu göz eriminden Gök salıncağına baktım Rüzgâr girdi gözbebeklerime   Dağdan bir ürperti olarak geldim Talan edilmiş köyleri Göç eden köylüleri gördüm Toz toprak içindeydi giysileri   Bir kuş, mavi bir geyik Toprağın yalın dostu buğday Ağır havayı değiştirdi Irmağa girdim     Hüzün atı     Bir yanıp bir söner yıldızlar Üstünde boş tarlaların Ak çakıl taşları parlar   Ben burada hüzün atıyım Yılkıya bırakılan Gözlerime iner koca ova   Ağacım ben yosunum artık Bir derenin kenarında Donmuş gözlerimin ışığı   Ölü bir atım ben Yağmur yağan üstüne Gül mevsiminde     Üç hece     Üç hece düştü şiirden Kör oldum, savruldum Ufacık bir yıldız oldum Değirmi göğe   Ah, nasıl da yorgunum Yönümü doğuya döndüm Düştü dilimden üç hece Kara kamuya yaban oldum     Yokuş yukarı     Taştır gördüğün düş İçinden koca bir ağaç geçen Dikilir bir mezarın başına Rüzgârı dinler gece gündüz   Uyurgezer bir çeşmedir Rastlarız dağ başında Akar akar akar Yüzyıllarca   Çiçekli bir patikadır Kaybolur kendi çevresinde Bir toz bulutu oluverir Yamaca tırmanan keçi sürüleri   Böğürtlen ve gelincik Kuytuda söyleşir     Bir d&uum... Devamı

19 10 2013

Soyut

Soyut |  görsel 1

Soyut     Menekşelere yazdım ellerinin yelpazesini Gül ağacının gölgesine Silkeledi yıldızlar kederimi   Ayaz gezdiren geceydi Boynunun aklığı geceydi Açtım kilidini içine girdim   Uyandın ki saçların orman Bir kuş uçuyor içinde Öyle ivecen sabahın eli   Zamanı böldüm yarısı senin Yarısını indirdim akça ağaca Artık ölümsüzlüğü deneyebilirim   Suda yan giden balıkta     Çingene güneş     Kırlangıçlar geçiverdi içinden Sokağın kuşluk vaktiydi   Siliniverdi yüzünün değirmisinden Kara giyimli keder   Neşeye uzanan saatlerdi Başının üstünde güneş çingene               Varlığın evi     Kirpiklerinden başlıyorum sevmeye seni Topukların aydınlatıyor gecemi Yuvarlanıp gidiyoruz yatakta Beyaz ve hafif İki gövde İki köpük İki çılgın göz Açıyoruz varlığın evini     Yine taş     Yine taş, fırlayan elimden Dibi boylayan o hızla Denizin bahçesi çok büyük Vakti işte dibe çökmenin   Ölüm de öyle değil mi? Değirmi bir taş gibi çöker içe Savrulup gideriz güz toprağına Arınıp yıldızlardan   Uyur uyanmazsın bir daha Başucunda yazılı taş       Buğularından habersiz     Buğularından habersiz sabaha Uyandım derin uykudan Dingin rahat yapayalnız Yüzyıllık ağaçlar gibi   Baktım gök türküsünü söylüyor ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

16 10 2013

İzin verin

İzin verin |  görsel 1

İzin verin     İzin verin konuşayım Denizi yıldızları ayı Sesi sessizliği boşluğu Karı yağmuru fırtınayı Kuşu ineği salyangozu Korunun yolunu ormanı Sonra geyiği onca kuğuyu Gülü akarsuyu şırılçıplak pınarı Güzü baharı yazı Güvercinler parlayan kışı Güneşin kılıcını ayın çekicini Taşın içinden geçen ırmağı Birden havalanan sevdayı Yaşlı bir kadından dinlediğim Delikanlı bir türküyü Bitki adlarını taşın filizini Uyurgezer çeşmeleri Işığı gölgeyi parıltıyı Biçim verdiğim şiiri   Ben konuştukça çiçeklenir Gövdeme giren ağaç     Aşk     Som ışık, düşgücü tutsak etti beni Kanadı içimde deniz feneri   Artık yalnızca seni sevebilirim Yoksul dilim, atlas evim             Yaz gelebilir     Dünya gördüğüm gibi değil Akşam sonra akşam değil Ben rüzgârı kovalayan biriyim Kuşluk vaktinin yağmur sesiyim Duyuyorum uzaktan dalgaların sesini Uyanıyorum bir kuş sesine Eşikte kedi avluda güvercin Bakışıp ışığı biçimlendiriyorum Sonra Naz giriyor buluta Elinde ibrik   Ağaçlar gibi biriktim Değişen biçimler fışkırıyor içimden Faytonlar, çifte atlar göğe doğru Uçuyor, bir şenlik alayı dünya En önde şairler yürüyor Büyüsünü çalmışlar duru göğün Geyiklerle beraber diri tutmuşlar Göğüslerinde kırmızı umudu   Dünya gördüğüm gibi değil Güvercin bakışlı yaz gelebilir     Bir çiçek   ... Devamı

13 10 2013

Silinen

Silinen |  görsel 1

Silinen     Bütün sevinçleri talan edişim Rüzgâra boyun eğdirişim Bulmak içindi saf sevgiyi   Sevdiklerimin yüzleri silindi Yağmurlar altında kaldım Ötekiyle buluştum durakta Mutsuz olanla   Toprak yumuşaktı uzandım Uzandı yanıma, bakıştık   ‘Geçin’ dedim rüzgâra Rüzgâr çocukluğumdu Dizlerimi kanatışım, sıkılışım Genç bir kız karşısında   Döndürdüm başımı ilkçağıma Ayrıkotunu sevdim     Geyiklerle konuşan     Taş suya varır Su gözlerinin parıltısıdır Bir umuttur insandan insana geçer Taşın sessizliği suyun parıltısı   İçindeki ağaç büyür Onca amansız fırtınaya karşın Işığı beyazdır, tutunur kayaya Gece gündüz solur   Yalınayak bir yağmurdur Her saat taşı parlatan Yan yana durur bakışırsınız Kendini değiştiren denizle   Taş suya vardığında Çırılçıplaktır, çiçeklenen Su senin kalbindir Geyiklerle konuşur       Dünyaya doğru                 Daha ne olsun haziran güneşi. Ağaçları koruyalım derken vuruldu düştü çocuklar. Can çekişti korkunç gün. Taş gibi susan gün. Gaz, duman, cellatların göz çıkaran ateşi. Kargışlıyorum bütün sesimle cinayetlerinizi.             Bütün çabaları hayal edebildikleri özgürlük içindi. Görebiliyorum onları, yürüyorlar kocaman bir parlaklık olarak dünyaya doğru. Ellerinde güllerin çığlığı. ... Devamı